• 0 532 508 57 07
  • icelsoroptimistkulubu@gmail.com

Müfide Ferit Tek

Müfide Ferit Tek

  • 27 Haziran 2016

Sevim Bike imzasını da kullanan Müfide Ferit Tek, 29 Nisan 1892’de Kastamonu’da doğdu. Babası Kemahlı Mazhar Paşa'nın oğlu Şevket Bey; annesi, Plevne şehitlerinden Zâimzâde İsmail Efendi'nin kızı Feride Hanım'dır. Trablusgarp'ta İtalyan rahibe okulunda öğrenim gördü. İtalyanca ve Fransızca’nın yanı sıra özel ders alarak Arapça ve Farsça öğrendi. 1903 yılında 11 yaşındayken Paris’e gönderildi ve Versailles Lisesi'ne yazıldı.

11 yaşındayken Ahmed Bey'le nişanlandı. 1907'de evlendiler. Müfide Hanım’ın bundan sonraki hayatı, kocasının sürgün veya görevli olarak bulunduğu çeşitli şehir ve ülkelerde geçti. 1908’de İstanbul'da II. Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle İstanbul'a döndüler. Müfide Ferit Tek Türk Ocakları’nda çeşitli konferanslar verdi; ayrıca Sevim Bike takma adıyla Türk Yurdu ve Şehbal dergilerinde yazılar ve öyküler yayımladı.

1913'te Ahmed Bey'le Sinop'a sürüldü. 1918'e kadar Sinop ve Bilecik'te kaldılar. O sıralarda Müfide Hanım, ilk romanı Aydemir’i yazdı ve 1918'de, savaş bittiğinde, yayımlattı. Meşrutiyet'in ilânından hemen sonra, romana adını veren kahraman Aydemir'in henüz Trablusgarp savaşı bile olmadan Orta Asya'daki "soydaşlarımıza millî bilinç kazandırmak” üzere Rusya'ya gittiği anlatılmaktadır. Murat Belge buradan yola çıkarak, Müfide Ferit Tek’in, romanını savaş bitiminde yazdığı halde, hikâyesini savaşın başlarında bitirdiğini söylemektedir.

Müfide Ferit Tek 4 Nisan 1919 tarihinde Türk Kadını mecmuası dershanesinde "Feminizm" başlıklı bir konferans verdi. Ahmet Ferit Tek 1921 yılında diplomatik görevle Fransa'ya gönderildi. Müfide Hanım Paris’te École des Sciences Politiques mezunu oldu. Pierre Loti'yi ölüm döşeğinde ziyaret eden yazar, 1923'te kocası Ahmet Ferit Tek’le birlikte yurda döndü. Mütareke ve Millî Mücadele yıllarında İfham ile Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde Milli Mücadele'yi destekleyici yazılar yazan Müfide Ferit Tek’in yazıları Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da köy köy, şehir şehir dolaştırılmış, Aydemir romanı o günlerde yayımlanan Yedigün dergisinde tefrika edilmiştir.

Türk edebiyatında 1911-1923 yılları arasındaki Milli Edebiyat döneminde eser veren yazarlar arasında bulunan Müfide Ferit, ilk romanı Aydemir’i yayımlarken dönem içinde etkin olan Batıcılık, Osmanlıcılık, İslâmcılık ve Türkçülük akımları yaygındı. Murat Belge Aydemir romanını, Türk Edebiyatı’nda, Halide Edip Adıvar’ın 1912’de, Aydemir’den on yıl önce yayımladığı Yeni Turan romanından sonra çıkan ikinci “Turancı” romanı olarak tanımlar. İki roman da "ütopya" tarzında yazılmıştır.

Halide Edip’in Yeni Turan ve Müfide Ferit Tek’in Aydemir eserlerinin birer ilke imza atmasını Murat Belge, Osmanlı Türkleri arasında Türkçülük taraftarı olanların azlığına bağlamaktadır. Buna gore Türkçülük taraftarları öncelikle Rusya'dan gelen Türk, Azeri ve Tatarlar iken, Osmanlı Türkleri ilk kimlik olarak Osmanlılığı sahiplenmekteydiler. Bu da Aydemir romanının öncü eserlerden birisi olarak görülmesini sağlamıştır.

Romanın iki ana kişisi vardır: Aydemir ve Hazin. Aydemir, "üstün-insan" olarak çizilmiştir. Romanda sarışın, esmer ikililiği dikkat çekmektedir. Romanda Budizm ve Hıristiyanlık simgeleri de dikkat çeker. Fakat Müfide Ferit’in, "ırkçılık" gibi, milliyetçiliğin aşırı bir biçimini işlediği bu romanında "militarist" denebilecek bir tavır takınmadığını görülür.

Emel Esin annesi Müfide Hanım’ın romanını Türk Ansiklopedisi’nde dönemi itibariyle açıklamaktadır:

"I. Dünya Harbi sonunda, Osmanlı devleti son bulmaya ve onu teşkil eden millî topluluktan birbirinden ayrılmaya doğru gitmekte idi. Bu şartlarda, Türkler de kendi millî hüviyetlerini aramakta idiler. Aydemir, bu arayışa, hissî ve şairane bir cevap teşkil ediyordu. Eser, birkaç gazetede de tefrika edildi."

Murat Belge, Müfide Ferit Tek’in Aydemir Romanı adlı yazısında Tek’in turancı bakışını “kadınca” ve “kültürel” olarak değerlendirmektedir. Buna göre, sevgi bağlamında bir ırkçılığı savunan Tek’in Aydemir romanında savunduğu humanist turancı görüş, ilerleyen yıllarda turancılığın şekilden şekle giren yapısı içerisinde yalnız kalmaktadır. Belge, kitabın 1918’deki ilk baskısının ardından ancak 2002’de yeniden basılmasını da buna bağlamaktadır. Aydemir bir kuşağı etkilemiş, Şevket Süreyya’nın romanın yayımlanmasından 16 yıl sonra kendine soyadı olarak Aydemir’i seçmesini sağlamıştır. Ömer Seyfettin de Aydemir’den övgüyle söz eden yazarlar arasındadır.

Yazar ikinci romanı Pervaneler’i 1924 yılında kaleme aldı. Bir Amerikan kolejinde eğitim gören genç Türk kızlarının milli benliklerinden nasıl uzaklaştıklarını ve kolejin nasıl bir misyoner faaliyeti yürüttüğünü işlediği romanında, Türk erkeklerin yabancı kadınlarla yaptıkları evlilikler de yargılanır.

Cemal Demircioğlu, "Müfide Ferit'in Feminizmi, Hikâyeleri ve Romanlarında Kadın Kimliği" adlı makalesinde yazarın, “kadının modernleşmesini, eğitimini, kamusal alana çıkışını cinsiyet eşitsizliğine karşı bir bilinç geliştirme yönüyle değil genel olarak milli ve toplumsal çıkarlar açısından” ele aldığını belirtir. Bir yandan erkeğin karşısında, “itaat yerine müsavat” fikriyle kadının “terakki”sini savunurken, “vatan, vazife, terbiye” gibi milliyetçiliğinden gelen kavramlarla da Tanzimat’tan itibaren gelişen kadın kimliğinin özgürleşmesini durgunlaştırmıştır. Yazarın kadın söyleminde, yerli ve etik normlarla kuşatılan, ev ve çocuk bakımını üstlenen, meslek sahibi kadın kimliklerini işlemesinin yanı sıra, karşımıza genellikle hikâye ve romanlarında gördüğümüz “milliyetçi tahayyülün” değerlerini taşıyan bir kadın kimliği de çıkartmaktadır. Bu özelliği Müfide Ferit Tek’in modernist muhafazakar olarak algılanmasına sebep olmuştur.

Ahmed Ferit 1925-1932 arasında Londra'da, 1933-1939 arasında Varşova'da (Polonya ortadan kalkana kadar), 1939-1943 yıllarında da Tokyo'da büyükelçi olarak görev yaptı. Müfide Ferit bu süreçte bir roman daha yazdı, fakat bu roman Die Unuerzeihliche Sünde (Affolunmayan Günah) adıyla Almanca yayımlanmış, Türkçesi hiç çıkmamıştır. Otto Spies tarafından Almanca’ya çevrilen bu kitap Almanya'da, Krefeld'de, 1933'te basılmıştır. Müfide Ferit 1948 yılında Türkiye'de ilk Soroptimist Kulübü olan İstanbul Kulubünün kuruculuğunu üstlendi.

Yazar 24 Mart 1971 tarihinde İstanbul'da vefat etti.